Başarılı ve mutlu bir birey yetiştirmek için öğrenciyi çalıştırmak hiç durmadan çalıştırmak ve daha fazla çalıştırmaktan yapılabilecek daha büyük bir hata yok.
Maalesef bazı anne babalar hatta bazı eğitmenler bile bu yanlışa düşerek çocuğu çok gereksiz bir stresin altına sokuyor.
Bazen başarılı bile olsa son derece mutsuz bir kişilik ortaya çıkıyor ve bunun failleri sonradan çok şaşırıyorlar: Bu çocuk nasıl oldu da böyle oldu?
Maalesef bu soru cevabı kendi içinde barındırıyor.
Öğrenci koçunun bir numaralı görevi öğrencinin motivasyonunu yüksek tutmaktır.
Özgüven bir yarışa girerken –evet bu bir yarış istesenizde istemesenizde öyle- en önemli kaynağınız. Öğrenci koçu bildiği onlara öğretim tekniğinin yanı sıra öğrencinin moralini yüksek tutmak stresten uzaklaştırmak ve verimliliğini zirveye taşımakla mükelleftir. Öğrenci koçu genel olarak öğrencinin okul ders ve sınava hazırlık durumu ile ilgilenir. Gerekli planları yapar ve stratejileri çizer.
Ama öğrencinin psikolojik durumunu stabilize etmek koçun en önde gelen görevleri arasındadır. Bu tek başına o kadar önemlidir ki sınavı kazanması üzerinde ana belirleyici faktördür diyebiliriz. Çünkü derslerini çalışması anlaması ve sınavda uygulaması da tamamen öğrencinin ruhsal durumuna bağlı olacaktır.
Öğrencinin kazandığı bu psikolojik yeterlilik duygusu ona önündeki senelerde ve belki de bir ömür boyu çok yardımcı olmaktadır.
